4th
Nisan
2008
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Mart ayı tahmini ithalat rakamının 15 milyar dolar civarında olduğunu açıkladı. Bazı gazetelerde yer alan “Kürşad Tüzmen ithalat rakamlarını açıklamayı unuttu” haberleriyle ilgili açıklamada bulunan Devlet Bakanı Tüzmen, ithalat rakamlarını açıklayamamasının ‘veri eksikliğinden’ kaynaklandığını söyledi.
Daha önce ihracat rakamlarıyla birlikte her ay geçici ithalat rakamlarını da açıklayacağını söylediğini hatırlatan Tüzmen, şöyle konuştu:
“İhracatçı birlikleri verilerine dayanarak ihracat rakamlarını günü gününe takip edebiliyoruz. Ancak ithalat rakamları için aynı takibi yapamıyoruz. İthalata Maliye Bakanlığının ithalatta alınan KDV miktarlarına, gümrük verilerine göre tahmin edebiliyoruz. Diğer birimlerden gerekli veriler henüz bize ulaşmadığı için Mart ayı tahmini ithalat rakamlarını açıklayamadık. Eğer ithalatçı birliklerini faaliyete geçirmiş olsaydık ithalatı da günü gününe takip edebilirdik.”
KDV ve gümrük verileri dışında yapılan çalışmalar sonucunda Mart ayında 15 milyar dolar civarında bir ithalat gerçekleşmiş olduğunu tahmin ettiklerini ifade eden Tüzmen, KDV verileri gelince daha sağlıklı sonuç açıklayabileceklerini bildirdi.
2008 yılı ilk 2 ayında ihracat artışının ithalat artışının 6 puan üzerinde seyrettiğini ve ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 67′ye ulaştığını kaydeden Tüzmen, “Dış ticaretimiz dünyada yaşanan bütün olumsuz gelişmelere rağmen, dünya pazarlarındaki durgunluğa rağmen olumlu bir gelişme göstermektedir. Petrol fiyatlarındaki artışlara rağmen bu sonuç alınmıştır. İhracatın ithalatı karşılama oranı yükselmektedir” diye konuştu.
Kategori Ekonomi Haberleri |
31st
Mart
2008
TEB Portföy Genel Müdür Yardımcısı Tuğrul Özbakan, piyasaların Ak Parti’nin kapatılma davasına önce çok şiddetli tepki vermediğini ve hareketlerin yurtdışından kaynaklandığını belirtti. Ancak son günlerde işin ciddiyetinin yabancılar tarafından anlaşılmaya başladığını kaydeden Özbakan, şunları söyledi:
“Dolarda son bir iki günde yabancı hareketi gördük. Ancak artık yerliler de bu işin giderek ciddiye gittiğini gördüler ve döviz satışı yönündeki hevesleri azaldı. Özellikle 1.25′in üzerinde satışlar kesildi. Sonuç olarak dolarda yaşanan yükselişin en önemli nedeni hem yabancıların talepleri hem de yerli yatırımcıların dolar satmaktan vazgeçmeleri. Yerli yatırımcı eskisi gibi davransa yükseliş bu kadar hızlı olmazdı…
Eğer Ak Parti hakkındaki iddianame kabul edilmezse dövizde bir anda çok sert satışlar gelebilir. Ama piyasa genel olarak olumsuz senaryoyu satın aldı. İddianame kabul edilirse 1.30′un üzerine çıkarız.”
Kategori Ekonomi Haberleri |
31st
Mart
2008
Anayasa Mahkemesi’nin AKP’yi kapatma davasını kabul etmesi, yurt dışında hemen yankılandı. BBC, başlatılan sürecin “Türkiye’de siyasi gündemi felce uğratacağını ve büyük bir olasılıkla yabancı sermayenin çıkışını tetikleyeceği”ni öne sürdü.
İngiliz yayın kurumu BBC, Anayasa Mahkemesi’nin kapatma davasını kabul ettiğini belirterek, AKP’nin seçimlerde yüzde 47 oy aldığını anımsattı. BBC, “Dava, Türkiye’nin laik sistemi ile dindar Müslümanların partisi AK Partisi arasındaki muharebeyi yeniden canlandırıyor” yorumunu yaptı.
İddianamede hükümetin İslamcı gündeminin olduğu öne sürüldüğünü kaydeden BBC, iddianamenin odaklandığı başlıca konu olan türban reformunun Türkiye’de sıcak tartışmalara neden olduğunu kaydetti. BBC, Anayasa Mahkemesinin şimdi iddianamedeki suçlamaları inceleyeceğini belirtirken de sürecin aylarca devam edebileceğini söyledi.
Sürecin, “Türkiye’de siyasi gündemi felce uğratacağını ve büyük bir olasılıkla yabancı sermayenin çıkışını tetikleyeceği”ni öne süren BBC, “AB, dava ile ilgili kaygılarını dile getirdi ve bunun Türkiye’nin üyelik hedefini tehlikeye atabileceğini söyledi” dedi.
Kategori Ekonomi Haberleri |
31st
Mart
2008
DİSK, KESK, TÜMOB, Türk Tabipler Birliği ve Türk Diş Hekimleri Birliği Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı’na (SSGSS) karşı 1 Nisan’da işyerlerinden çıkarak alanlara inecek. Ayrıca meclis önünde kitlesel eylem yapacak.
Meclis Genel Kurul’da geçtiğimiz hafta görüşülmeye başlayan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı’na karşı sosyal tarafların tepkileri devam ediyor. DİSK, KESK, TÜMOB, Türk Tabipler Birliği ve Türk Diş Hekimleri Birliği’nin içinde yer aldığı 5 sivil toplum örgütü SSGSS Yasa Tasarı’sının geri çekilmesi için yarın saat 14.00’te Türkiye’nin her yerinde iş yerlerinden çıkıp alanlarda kitlesel eylem gerçekleştirecek. Ayrıca aynı gün Ankara’da Meclis Dikmen Kapısı önünde bir araya gelerek yasaya karşı seslerini Meclise duyuracak.
Emek Platformu tarafından 14 Mart’ta yapılan 2 saatlik iş bırakma eylemi sonrasında hükümet yeniden sosyal taraflarla SSGSS Yasa Tasarısı’nı yeniden masaya yatırmış ancak 65 yaş emeklilik, fiili hizmet zammı ve güncelleme kat sayısı gibi temel parametrelerde uzlaşma sağlanamamıştı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonrasında yeniden toplanan Emek Platformu’ndan ortak eylem kararı çıkmaması üzerine DİSK, KESK. TÜMOB, Türk Tabipler Birliği ve Tür Diş Hekimleri Birliği birlikte eylem yapma kararı almıştı.
Kategori Ekonomi Haberleri |
30th
Mart
2008
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), sosyal güvenlik tasarısının, sosyal güvenlik sisteminin ‘yaş, aylık bağlama oranı ve aylıkların artışı’ gibi temel parametreleri bakımından olumlu olduğunu, ancak, halen çalışmakta olan kamu görevlilerinin ve emeklilerinin kapsam dışı tutulmasının, öngörülen norm ve standart birliğini, yönetim etkinliğini ve mali dengelerde beklenen iyileşmeyi biraz daha öteleyeceğini kaydetti.
TÜSİAD’tan yapılan açıklamada, sosyal güvenlik sisteminin, derin finansman sorunlarıyla, Türkiye’nin temel yapısal reform gerçekleştirmesi gereken alanlardan biri olduğu belirtildi.
2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun açıkları kapamaya yönelik düzenlemeleri, farklı sosyal sigorta kurumlarına tabi sigortalıları tek bir yasa kapsamına alması ve genel sağlık sigortasını getirmesi bakımından önem taşıdığı ifade edilen açıklamada, 1 Ocak 2007’de yürürlüğe girmesi beklenen bu kanunun bazı maddelerinin, Anayasa Mahkemesi’nce iptali ve 2007’de yeni düzenlemenin tamamlanamamasının reformda ciddi bir gecikmeye yol açtığı kaydedildi.
Çok ayaklı yapı
Sosyal güvenlik reformunda bundan sonraki adımın 1990’lı yılların ortalarından itibaren gelişen uluslararası örneklerden hareketle Türkiye’de de çeşitli araştırmalara konu edildiği gibi, ‘çok ayaklı’ bir yapıya geçilmesi olduğu vurgulanarak, şu görüşlere yer verildi:
“Mevcut dağıtım esaslı sistemin daha düşük prim oranları ile daraltılması (1. ayak); bunun üstünde ‘zorunlu bireysel hesaplara’ dayanan emeklilik kurumlarının yer alması (2. ayak) ve halen mevcut olan ‘gönüllülük esaslı bireysel emeklilik kurumları’ (3. ayak) ile sistemin tamamlanması üzerinde çalışılmalıdır. Bu model, hem köklü bir reform anlamına gelecek, hem de istihdam üzerindeki prim yüklerinin hafifletilmesi yaklaşımıyla uyumlu olacaktır.”
Kategori Ekonomi Haberleri |
30th
Mart
2008
Altaş Ambarlı Liman Tesisleri Genel Müdürü Gürdal Karadeniz, Limandan, 24 milyar dolarlık değerindeki mal hareketinin geçtiğini, 2008’de bu rakamın 30 milyar dolar olacağını söyledi.
Türkiye’deki liman hareketlerinin tümünün yüzde 41’inin Ambarlı Limanı’nda gerçekleştiğini kaydeden Karadeniz, “Ambarlı Limanı 3 gün dursa Türkiye ekonomisi 1 ay kaybeder. 365 gün 24 saat çalışıyoruz. Dünyanın her yerinde üretim yaparsınız. Ancak limanlar cazip pazara ulaşmak için stratejik öneme sahip. Ülke ekonomisinin büyümesinin lokomotifiyiz” dedi.
Pire Limanı’nı geçtik
Ambarlı Limanı’nın 10 yıllık yatırım değerinin 2 milyar dolar olduğunu ifade eden Ambarlı Liman Tesisleri Yönetim Kurulu Üyesi Galip Kendigelen, 5 yıl içinde 350 milyon dolarlık bir yatırım planladıklarını söyledi.
Altaş Ambarlı Liman Tesisleri Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Akkaya da, “Limanda 10 bin kişi çalışıyor. Elleçlemede Doğu Akdeniz’in 2.siyiz. Yunanistan’ın Pire Limanını geçtik. Hedefimiz Akdeniz’in en büyüğü olmak. 2006 dünya liman sıralamasında 69. sıradayız. Mersin Limanı ise 98. sırada. İlk 100’debaşka Türk limanı yok” diye konuştu.
Ortaklarını Kumport, Akçansa Çimento, Mardaş, Marport, Set Çimento, Total Oil, Arpaş ve Yakuplu İlk Kademe Belediyesi olarak sıralayan Altaş Ambarlı Liman Tesisleri Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Gürdal, Altaş Ambarlı Liman Tesisleri’nde 980 firmanın faaliyet gösterdiğini bildirdi. Gürdal, Ambarlı Limanı’nda Türkiye’de bir ilkin gerçekleştiğini çoklu yapıyla yönetim sağlandığını ifade etti.
Kategori Ekonomi Haberleri |
30th
Mart
2008
Toplumun tüm kesimini yakından ilgilendiren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda ‘temel yasa’ olarak 6 bölüm halinde görüşülmeye başlandı. CHP İstanbul Milletvekili Bayram Meral, “Bakan ‘Ben işçi çocuğuyum’ dedi. Gitsin babasına sorsun, emin olun babası da bu yasaya karşıdır” diyerek tasarıya tepki gösterdi.
TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerde, Çalışma Bakanı Faruk Çelik, “Milletin kafasının karıştırılmaya çalışıldığını” savunurken, emeklilik yaşının kademeli olarak 65’e yükseleceğini belirtti. Çelik, “65 yaşla ilgili çok acımasız değerlendirmeler yapıldı. 65 yaş uygulaması, 2036 yılından sonra kademeli bir şekilde 2048 yılında kadın - erkek 65 yaş emekliliği söz konusu. Yani 40 sene sonrasından bahsediyoruz” dedi.
‘Yıpranma siyasileşti’
Çelik, “Ben, özelde çok ciddi sorunlar yaşamadığımızı, son önergelerle yapacağımız düzenlemelerle, herkesin, gerçekten ‘evet’ diyebileceği bir düzenlemeyi buraya getirdiğimizi ifade etmek istiyorum” diye konuştu. Yazının tamamını oku »
Kategori Ekonomi Haberleri |
29th
Mart
2008
Bugünlerde herkesin canı sıkkın. Tedirginlik diz boyu. Siyasetin nereye gideceği kuşkusuz önemli bir mesele. Benim bulunduğum ortamlarda ise daha çok ekonomide neler olabileceği konuşuluyor. 2001 yılındaki iktisadi krizin tortusunun henüz hafızalardan silinmemiş olduğunu gözlüyorum. Ortam gerilince hemen ‘2001 gibi bir kriz olur mu’ sorusu gündeme geliyor.
Kendi adıma 2001 yılında yaşadığımız sert, derin, yaygın ve fazlasıyla kırıcı krize benzer bir gelişmenin bugünün koşullarında pek olası olmadığını düşünüyorum. Bu görüşüm üç farklı düzlemde, konjonktür, ekonomik yapı ve iktisat politikaları bağlamında, bugünkü koşulların 2001′den farklı olduğunu düşünmemden kaynaklanıyor.
2001 krizi, ana karakterini fiyat istikrarsızlığı ve zayıf büyüme performansının belirlediği bir konjonktürde pişmiştir. Dolayısıyla ekonomiyi 2001′e götüren iktisadi koşullar ‘yüksek enflasyon, düşük büyüme’ konjonktürü olarak tanımlanabilir. Bugün koşullar farklıdır. Enflasyon kontrol altına alınmış, hızla düşürülmüştür. Öte yandan, beş yıl süren görece hızlı ve istikrarlı büyüme temposu 2001 sonrası konjonktüre ana karakterini veren önemli bir gelişmedir.
Yani, ekonomiye ‘düşük enflasyon, hızlı büyüme’ konjonktürü hâkim olmuştur. Bu konjonktürde 2001 türü bir kriz pişmez. Ekonomiyi bugüne getiren siyasi konjonktür de 2001′e giden yolda egemen olan siyasi konjonktürden farklıdır. 2001 öncesi dönem, ekonomiye uzak siyasi iktidarlar ve akut siyasi istikrarsızlıkla tanımlanabilir. Bugün bozulma sinyalleri ortaya çıkıyor gibi görünse de, 2001 sonrası döneme ekonomiye odaklı siyasi iktidar ve göreli bir siyasi istikrar konjonktürünün hâkim olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu da 2001 türü krize yatkın bir iklim değildir. Yazının tamamını oku »
Kategori Ekonomi Haberleri |
29th
Mart
2008
Yurtiçinde yaşanan siyasi gerilim döviz kurlarındaki yükselişi hızlandırdı. Dolar dün de serbest piyasada 2.5 YKr yükselişle 1.3010 YTL’ye çıktı. Böylece geçen yılın eylül ayından bu yana en yüksek düzeyi görmüş oldu. Avro ise 4 YKr artarak 2.0480 YTL’ye ulaştı.
Gün içinde 2.05 YTL’ye dayanan avro Temmuz 2006′dan beri en yüksek düzeye çıktı. Döviz kurunda daha önce yabancıların yaptığı satışlarla yaşanan yükselişlerde yerli yatırımcılar devreye girip kurun ‘ateşini’ düşürüyordu. Ancak yabancıların siyasi gerilim nedeniyle satışa geçmesi sonrasında bu kez yerli de yabancıların da eşlik etmesi yüzünden dolar yaklaşık yedi ayın zirvesine ulaştı. Uzmanlar AKP’ye açılan kapatma davasıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin pazartesi günü vereceği karar öncesi artan tedirginliğin kurdaki yükselişi desteklediğini söyledi.
Dolar dışarıda eriyor
Dolar yurtdışında ise değer kaybediyor. Avrupa Merkez Bankası Yönetim Konseyi Üyesi Axel Weber’in, Avro Bölgesi’nde fiyat baskısının korkutucu düzeye geldiğini açıklaması, avronun dolara karşı yükselmesini sağladı. Banka açıklamasının, faizlerin düşürülme ihtimalini zayıflatmasıyla avro/dolar paritesi 1.5821′e ulaştı.
Yatırım bankası JP Morgan Türkiye Başekonomisti Yarkın Cebeci, “Riskli bir dönemdeyiz, belirsizlik olduğu sürece kurlarda böyle iniş çıkışlar olacaktır. Hareketin nerede duracağını söylemek zor” dedi.
Kategori Ekonomi Haberleri |
29th
Mart
2008
Emek Platformu’nda da yer alan DİSK, KESK, TMMOB, Türk Tabipler Birliği (TTB) ve Türk Diş Hekimleri Birliği (TDHB), Emek Platformu’ndan bağımsız olarak salı günü sosyal güvenlik yasa tasarısını proteste etme kararı aldı.
KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, tasarının TBMM’de görüşülmeye devam edileceği 1 Nisan Salı günü saat 14.00′te Türkiye’nin her yerinde işyerlerinden çıkıp alanlarda kitlesel eylemler gerçekleştireceklerini söyledi. Tombul, aynı gün Ankara’da saat 14.00′te TBMM Dikmen Kapısı önünde bir araya gelerek seslerini bir kere daha Meclis’e duyuracaklarını kaydetti. Tombul, 6 Nisan Pazar günü de on binlerce kişi ile İstanbul Kadıköy meydanında ‘Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu’nun organize ettiği mitingde bulaşacaklarını bildirdi.
IMF ile stand-by anlaşmasının mayısta sona erecek olması nedeniyle tasarının bir an önce yasalaştırılmak istendiğini vurgulayan Tombul, tasarının, sosyal devlet anlayışının tamamen tasfiyesini amaçlayan bir öze sahip olduğunu söyledi. Tombul, “Bu tasarı halkımızın sosyal güvenlik haklarının geriye götürülmesi, özel emeklilik sistemleri getirilerek geleceğimizin piyasaya emanet edilmesi, emekliliğin hayal haline gelmesi, sağlık alanının tümden ticarileşmesi ve parası olmayanın sağlık hizmetlerinden yararlanamaması anlamına geliyor” dedi.
Tombul şöyle konuştu: “Tüm itirazlarımıza, kamuoyunun tüm tepkisine rağmen hükümet, sahte bir ‘uzlaşma’ havası estirerek, tasarıyı TBMM Genel Kurulu’na taşımıştır. Bu tasarı Meclis Genel Kurulu’ndan derhal çekilmelidir. Yasa tasarısı Genel Kurul’dan geri çekilmezse Cumhurbaşkanı ve Anayasa Mahkemesi süreçlerinde de takipçisi olacağız. Meclis’ten geçse de bizim gündemimizden düşmeyecektir. Toplumsal uzlaşma sağlanmaksızın, emek ve meslek örgütlerinin talepleri dikkate alınmaksızın çıkarılacak yasanın vebali, o yasaya parmak kaldıran milletvekillerinin yakasını ömür boyu bırakmayacaktır.
Milletvekilleri tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya. Ya IMF’ye teslim olacaklar ya da halkın hakkına sahip çıkacaklar.” Tombul, “Emek Platformu’nda çatlak mı oluştu” sorusu üzerine, çatlak oluştuğunu söylemenin doğru olmayacağını, platforma ileride de ihtiyaçları olacağını söyledi. Türk-İş ise Meclis Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri izleyerek harekette bulunmayı yeğliyor.
Kategori Ekonomi Haberleri |